Tığ-ı kabzelerin mis gibi kokar

Ağustos 7, 2017

Tığ-ı kabzelerin mis gibi kokar
Leblerin zülâli ey hüsnü dilber
Görmedim sencileyin bir güzel
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Kaşların hilal keman eylemiş
Gözlerin bakışı mecnûn eylemiş
Âşıklar ârifler seni söylemiş
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Yanağında nokta goncalar açar
Seni seven dilber kendinden geçer
Câm-ı şarabı dilinden içer
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Goncalar açılmış boynunu eğer
Gözlerin bakışı cihânı değer
Yedi iklim çâr köşe sevdiğim bahar
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Bir dilber aşkından coşup çağlarım
Gönül sahrasında virân bağlarım
Âşığım bir dilbere canlar ararım
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Ol nikâbın güzel yüzünden aldı
fieyda bülbüller feryâda daldı
Elli yedi bin âşığı cihâna saldı
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Hâlimi bildirsem cânân o yâr
Bakmaz mısın sînemdeki aşk ile nâra
Görsem ol yâri dursam hem dâra
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

fiems ile kamer yüzünden doğdu
fiirin dilleriyle hâlimi sordu
Mecnûn Leylâ’sına kul oldu
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Bu cihân var oldu anın nûrunda
Hazreti Mûsa’nın güzel Tûr’unda
Bin bir kelâm eyledi Hakk’ın sırrında
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Ol yârin aşkından kelâm eylesem
Arayıp da sevgili cânânı bulsam
Ol yârın kapısında canlar kul olsam
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Ey hüsnü dilber yâri neyledi
Gözümün yaşını umman eyledi
Dört kitap ol yârin vasfın eyledi
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Yüz dört kitabı diller okudu
fiems ile kamer burcunda doğdu
Ol kırkların ceminde vahdet bir oldu
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

On sekiz bin âlemi anda var etti
Elli yedi bin âşığı gör ki ne etti
Gönül sahrasında cevelân etti
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Âşıkım böyle bir dilbere cânân ağlarım
Arş-ı âlâya dayanmış benim dumanım
Benim yârim hem dinimdir hem imanım
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Gâhî arşta gâhî Tûr’da hem durdu
Güzeller sultanı ol dilber ne oldu
Gâhî elif gâhî mimde okundu
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Miracımdır iki kaşın arası
Bana bir hoş gelir o yârin sesi
Durmadan akıyor gözümün yaşı
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Dost bağında açılmış gonca gülleri
Mesteylemiş meni şirin dilleri
Bir katresi umman eyler gölleri
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Âşık meyil verme asla ağyâra
Arzumanım menim hüsnü dîdâra
İkrârbent ol dâim sağyâra
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Bin bir isim ile yâr geldi cihâna
Kül olmuşum dilber ben yana yana
Hâlimi söylesem ey güzel sana
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Berdâr eylemiştir zülfü ile mahım
Ol arşa dayanır feryâd u ahım
Menim yârim olmuştur ol şâhlar şâhı
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

fiems ile kamerde nûrunu gördüm
Bir dilbere canlar cismim kul oldum
Ahd u ikrârıma bağlanıp durdum
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Senden başkasını yâr ne eylerim
İnip aşkın deryasını boylarım
Aşk kitabını okur yâri söylerim
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Burc-ı âsumanı bir seyrân eyle
Âşıklar ârifler hem cevlân eyler
Seni seven âşık dünyayı neyler
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Yâr senin aşkına düştüm gezerim
Mecnûn gibi yollarını beklerim
Garip bülbül gibi feryâd eylerim
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Açılmış goncalar bağ-ı vahdette
Bir haber almadım ol güzel yârda
Levlâk okunuyor şirin dillerde
Berdâr eyleseler ol siyah zülfüne

Gönül divânedir saç-ı Leylâya
Burc-ı âsmânda hitâb-ı âlâya
Mecnûn Leylâ için saldı sahraya
Berdâr eyleseler siyah zülfüne

Kemter Yusuf dertli hem hicrân eyler
Gönül divânedir heyecânım neyler
Âşıklar ma´şûkun yolunu bekler
Berdâr eyleseler siyah zülfüne